0

Zaman zaman yaşanan ani işitme kayıpları kişi için endişe verici bir hal alabilir. ‘Ani sağırlık’ olarak da tanımlanan bu rahatsızlık bireyi günlük yaşamda zorlayabilir. Hastaların çoğu sabah kalktığında bir kulağında tıkanıklık hissi ya da telefonda ses duyamadığı şikayetiyle sıkça hekimlere başvuruyor.

Bu rahatsızlık kadın erkek fark etmeksizin daha çok 30 ila 60 yaş aralığında görülüyor. Ani işitme kaybı; bazen aniden fark edilebiliyor, bazen de 72 saat içinde gelişen ve birbirini takip eden üç frekansta en az 30 dB sensörinöral (işitme siniri ve onun başlangıcını oluşturan iç kulak dokusu üzerinde olan hasar) işitme kaybıyla kendini gösteriyor.

Genellikle tek kulakta sık rastladığımız bu durum nadiren iki kulakta da görülebiliyor. Sıklığı 100 binde 5-20 olarak belirtilen ani işitme kaybı, tüm sensörinöral işitme kaybı hastaların yaklaşık yüzde 1’ini oluşturuyor.

ERKEN TANI VE TEDAVİ ÖNEMLİ

Ortaya çıkmasında viral, vasküler ve otoimmün patolojiler gibi birçok faktör olmasına rağmen nedeni tam olarak bilinemiyor. Bu sebeple hastaların bir kısmında spesifik etken saptanırken, geri kalanlar ani idiyopatik yani nedeni belli olmayan işitme kaybı olarak kabul ediliyor.

İşitme kaybının nedenini saptamak için kulak burun boğaz uzmanı tarafından yapılacak muayene oldukça önemli. Bu muayene esnasında dış kulak ya da kulak zarında bir problem olup olmadığı inceleniyor. İncelemenin ardından orta kulağın durumu hakkında fikir ediliyor. Fizik muayenede bir problem görülmezse, işitme kaybının iç kulaktan kaynaklandığı düşüncesiyle, odyometri (işitme testi) başta olmak üzere birçok test yapılıyor.

Odyometrik inceleme ile işitme kaybının tipi, derecesi ve frekansı belirleniyor. Ani işitme kaybı geliştiğinde, belirlenen rahatsızlık kısmi olabileceği gibi tanım yakın veya tam işitme kaybı olarak da karşımıza çıkabiliyor. Yüzde 70 kulak çınlaması da olduğu için hastalar sesleri duyamadığını düşünebiliyor.

Çınlama genel olarak bir ay içerisinde geçiyor. Ancak işitme kaybıyla birlikte devam da edebiliyor. İç kulakla ilgili işitme kaybının nedenini belirlemek için bilgisayarlı tomografi (BT) veya MR tetkikleri gerekebiliyor.  Bununla birlikte detaylı kan tetkikleri de tanıyı aydınlatmaya yardımcı olabiliyor.

İŞİTME KAYIPLARINA NEDEN OLAN RİSK FAKTÖRLERİ

Yüksek seslere uzun süre maruz kalmak işitme kaybına yol açar. Bununla birlikte Alerji, fiziksel çevre değişikliği, alkol ve sigara kullanımı, emosyonel durum, yorgunluk ve gebelik gibi durumlar da işitme sinirlerini yıpratıyor. İşitme kayıplarına, kullanılan ilaçlar, Yüksek ateş görülen menenjit gibi hastalıklar ya da işitme sinirini tutan tümöral oluşumlar da etken olabilir.

İşitme kayıpları dış faktörlerden kaynaklanabileceği gibi genetik de olarak da karşımıza çıkabilir.

ERKEN TANI TEDAVİ BAŞARISINI ARTTIRIYOR

Bu gibi rahatsızlıklarda farkındalık, erken tanı konması açısından oldukça önemlidir. Tanı konulmasını hemen ardından tedaviye başlanması ise iyileşme oranını arttırır. Bu hastalıkta farkındalık, erken tanıya yardımcı oluyor. Erken başlanan tedavide başarı oranı tam ya da tama yakın şekilde yükseliyor.

Bu süreçte hastanın mutlaka dinlenmesi, sakinleştirilmesi ve gerekirse hastaneye yabşlanrun yapılması oldukça önemli. Tedavide çok farklı yöntemler uygulansa da, steroidlerin yani kortizomın tedavi etkinliği kanıtlanmış tek ajan olarak karşımıza çıkıyor.

Ani idivopatik işitme kaybı yüzde 32-65 oranında kendiliğinden geçebiliyor ancak da steroid kullanımı bu oranı yüzde 49-89’a yükseltiyor. Yüksek doz uygulanmasından dolayı kan şekerinde yükselme, yüksek tansiyon veya mide rahatsızlıklar oluşturabiliyor. Bu nedenle tedaviler ağızdan kas veya damar içinden sistemli yolla steroid uygulanması yaygınlaşıyor. Bu şekilde yan etki riski de ortadan kalkıyor.

Ani işitme kaybının tedavisinde steroidler dışında antioksidanlar, vazodilatorler ve antiviral ilaçlar ile hiperbarik oksijen tedavisi de uygulanabiliyor.

Sonuç olarak risk faktörleri minimuma indirilse bile hayatın her döneminde karşılaşılabilecek ani işitme kayıpları, erken tanı ve tedaviyle yüksek oranda çözüme kavuşabiliyor. Tedaviye rağmen kısmi ya da tam olarak devam eden işitme kayıplarında işitme cihazıyla rehabilitasyon şansının olması yaşam kalitesini sürdürebiliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir