0

GENÇLİK HACMİNİ GERİ KAZANIN

Yaş ilerledikçe tepeden tırnağa yaşlanma belirtileri de gün yüzüne çıkıyor, yüze hacim veren yağ dokuları azalıyor. Bir zaman sonra bu dokuların yerini tutan destek dokular ve deri gevşiyor. Yer çekiminin etkisiyle aşağı doğru sarkıyor. Bu sarkıklık nedeniyle çene kontürleri bozuluyor.

Kemiklerde oluşan hacim kaybı; cildin sarkmasına, gözlerin aşağı doğru kayması, yüzün çökmesi, göz kapağının sarkmasına yol açıyor. Sağlıklı cildin bağ dokusunda bulunan hyaluronik asit, aslında doğal bir şekerdir. Bu hyaluronik asit; su moleküllerini bağlayarak cildi nemlendiriyor ve cilde elastik özelliğini veriyor.  Gün geçtikçe azalan hyaluronik asit miktarı, cildin kurumasına ve incelmesine yol açarken, kırışıklık ve kıvrımları da belirginleştiriyor.

YAŞLANMANIN ETKİLERİNİ EN AZA İNDİRİN!

Bu kapsamda hyaluronik asit oldukça önemli. Yaşlanmanın etkilerini aza indiren yüz dolguları hyaluronik asit içeriyor. Cilde eklenen hyaluronik asit, kaybedilen sağlıklı görünüm ve elastikiyeti geri kazandırıyor. Bununla birlikte bu uygulama geri dönüştürülebilir özelliğe sahip. Yani istenildiği takdirde cilt eski haline dönüştürebiliyor.

Her insanın yaşlanma şekli ve yüzünde oluşan değişiklikler farklıdır. Bu sebeple yüz dolgusu için doğru bir değerlendirmeye ve planlamaya gereksinim duyulur. Öte yandan uygulamanın eğitimli bir doktor tarafından da yapılması oldukça önem arz ediyor.

UYGULAMA SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Yanlış miktarda yanlış derinliğe yapılan uygulamalar, doğallığını kaybetmiş, şişkin yüzlere yol açabilir. Bu gibi risklerle karşılaşmamak için radikal değişiklikler yerine, yavaş yavaş ilerlemek en güvenilir yol. Gençleşmek isteyen bireylerin en büyük korkusu ise; gençleşmek isterken farklı bireylere dönüşmektir. Ancak yavaş yavaş izlenen yollar ile doğallığını kaybetmeden cildinizdeki canlılığı geri kazanabilirsiniz.

Bu gibi uygulamalar geçicidir. Devam etmek istemediğiniz takdirde; hyaluronik asit doğal olarak iz bırakmadan cildiniz tarafından emilir, sonuçlar gözle görülmez hale gelir. Burada dikkat etmeniz gereken konuların başında ise Güneşten, saunadan, UV ışınlarından ve çok soğuk havalardan kaçınmak geliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir